Haber

Hablemitoğlu suikastının zanlılarından Bozkır savunmasını tamamladı

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Necip Hablemitoğlu cinayetiyle ilgili firari FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve emekli albay Levent Göktaş’ın da aralarında bulunduğu 10 sanıklı yargılanan eski yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır’ın savunması alındı.

Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya sanıklar eski asker Levent Göktaş, Fikret Emek, Ahmet Tarkan Mumcuoğlu, Gökhan Nuri Bozkır, eski istihbaratçı Enver Altaylı, Aydın Köstem ve tutuklu sanık Mehmet Narin katıldı. Duruşmada Hablemitoğlu’nun eşi Şengül Hablemitoğlu ve kızları da hazır bulundu.

Duruşmada öğleden sonra mahkeme başkanı, MİT tarafından yurt dışından Türkiye’ye getirilen ve suikast öncesi keşif yapmakla suçlanan eski yüzbaşı Bozkır’a savunmasını yapmak üzere bir konuşma yaptı.

Uzun yıllar Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda (ÖKK) görevli olarak görev yaptığını belirten Bozkır, FETÖ’nün kumpasıyla yüzbaşı rütbesindeyken ordudan ihraç edildiğini, kendisine ceza veren hakimlerin 2014’te yargılandığını söyledi. askeri mahkeme FETÖ’den tutuklandı.

Sivil hayata geçtikten sonra Tamer Topsakal aracılığıyla tanıştığı gazeteci Zihni Çakır’ın FETÖ’cülerin ordudan atılmasına neden olduğunu söylediğini belirten Bozkır, “Çakır bana MİT tırlarını aydınlatmanın önemli olduğunu söyledi. ve FETÖ’nün belini kırmak için Hablemitoğlu cinayeti.Yıllar 2014-2015 İstanbul TEM’e gittiğimde MİT tırlarından hiç anlamadığımı ama işe yarayacak bir kadro getireceğimi söyledim. Ben de onlara faydalı oldum. Aynı zamanda tahminlerimi de söyledim. ÖKK içinde bir yapılanma olabileceğini ilettim. Hablemitoğlu cinayetiyle ilgili tahminlerimi dile getirdim.” dedi.

12 Eylül 2015’te yasal olarak Ukrayna’ya gittiğini ve Çakır’ın bu ülkede kaldığı süre boyunca kendisiyle temas halinde olduğunu anlatan Bozkır, Çakır’ın kendisine Hablemitoğlu suikastını ÖKK’daki FETÖ örgütünün yapıp yapamayacağını sorduğunu söyledi.

Aynı yıl Şanlıurfa’da ele geçirilen kaçak silahlarla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında yakalama kararı çıkarıldığını belirten Bozkır, “20 Eylül sıralarında tutuklama kararı çıkarıldığını öğrendiğimde dönemedim. Ailem geri dönemedi. Türkiye’de kaldım. Ben de Ukrayna’daydım ama kaçak değildim. Daimi ikametgah. Avrupa’ya serbest dolaşım hakkı olan kimlik kartım Ukrayna devleti tarafından verildi.” söz konusu.

“Yalan beyanda bulunarak olayın araştırılmasını istedim”

Bozkır, darbe girişiminden sonra sürekli görüştüğü gazeteci Çakır’ın kendisine gizlice ifade vermek için Türkiye’ye gelebileceğini söylediğini iddia etti. “Bu dilekçeyi vermek bile zaman aşımını durdurdu. Benim hiçbir ilgim olmayan, araştırmadığım bir olaya karıştım.” iddiasında bulundu.

Bozkır, 2019 yılında Ukrayna’da tutuklandığını, 6 ay cezaevinde kaldığını, ardından yatılı cezaevinde kaldığını, bu süreçte kendisine komplo kurulduğunu anladığını savundu.

Cinayetle ilgisi olmadığını, emniyet ve savcılıktaki avukatı eşliğinde söylediği sözlerin “yalan” ve “senaryo” olduğunu öne süren Bozkır, şöyle devam etti:

“Hablemitoğlu suikastı sürecinde keşif gözetleme faaliyetlerinde bulunmadım. O sokaktan hiç geçmedim. Övünerek olayın araştırılmasını istedim. Bir baktım ki olay bana kalmış. Savcılıktaki ifadelerim ofis ve tem yalan çıktı sadece bir şeyler ortaya çıksın istedim en kötüsü mola durduruldu gerçek failleri birlikte bulalım 3 tane fotoğraf var polisin elinde başka bir şey yok ifadelerimi bu şekilde yaptım bu olayı daha detaylı ve derinlemesine araştırmak için savcıya.Tarkan Mumcuoğlu MİT mensubu olduğu için ismini verdim.Ben Zihni Çakır’ın önerileriyle senaryo kurdum.”

Mahkeme başkanı, “Bu olayı aydınlatmak için neden çaba sarf ettiniz?” Bozkır, “İşim FETÖ’cüler tarafından elimden alındı. Bu adamların yaptığından emindim. ÖKK’takilerin yaptığını sanıyordum.” cevabı verdi.

Mahkeme Başkanı, “Mağdur vatanını seven bir milliyetçi, ÖKK neden ona operasyon yapsın?” Bozkır, “FETÖcü bir yapı vardı, ‘yapmış olabilirler’ dedim, ‘Bu adamlar FETÖ’cüyse yapmış olabilirler’ dedim. O dönem ÖKK’ta hareketlilik vardı, geliyorlar. , giderler, bir şey olur, bir toplantı olur herhalde. Muhtemelen bununla ilgili değil ama hareketlilik vardı, beni şüphelendiren de buydu.” o cevapladı.

Suikastla ilgili kimseden talimat almadığını ve gözetleme yapmadığını öne süren Bozkır, diğer sanıkların da suikastı gerçekleştirmiş olabileceklerinden şüphelendiği için isimlerini verdiğini iddia etti.

Bozkır, “Enver Altaylı ile 2011 yılında Aydın (Köstem) abinin evinde tanıştım. Bir de düzenli olarak gittiğim bir lokanta vardı, misafirlerimi ağırlardım. Orada bir kez karşılaştım. Bir şey diyemem. Enver’i iki kez gördüm, Serhat Ilıcak’ı tanımıyorum, görmedim.” söz konusu.

Bozkır savunmasının ardından çapraz sorguya çekildi ve tutuklu sanık emekli albay Levent Göktaş, “Ben size Hablemitoğlu suikastı için keşif görevi verdim mi, Hablemitoğlu’nun isminden hiç bahsettim mi?” “Hayır, bana böyle bir görev vermedin.” o cevapladı.

“İhracatımı etkilediği için bazı isimler ekledim”

Hablemitoğlu ailesinin avukatı Ersan Barkın, duruşmanın başından itibaren sanık Bozkır’ın iddianameyi bir senaryo ve kurmaca bir metin olarak ele almak istediğini ancak buna izin vermeyeceklerini söyledi.

Bozkır’ın “senaryo” dediği birçok olayın aslında gerçek olduğuna işaret eden Barkın, “Daha önce suikaste karıştığınızı iddia ettiniz ancak daha sonra savcılığa yazı yazarak bazı isimlere iftira attığınızı belirttiniz. Bunlar. isimler de yargılanmıyor.Bugün karşınızdaki sanıklar suçsuz diyorsunuz, neden bu günü beklediniz diye sordu.

Hablemitoğlu suikastında gerçekleri ortaya çıkaracağına dair söz verdiğinde övündüğünü yineleyen Bozkır, “Mektubun devamında adını eklediğim kişiler Zihni Çakır’ın bana verdiği isimler arasında yer almıyordu. ordudan ihraç edilmemde bir etkisi var.” söz konusu.

Hablemitoğlu suikastında tetiği çektiği iddia edilen Ahmet Tarkan Mumcuoğlu’nu cinayetten önce ve hemen sonra Türkiye’de görüp görmediği sorusuna Bozkır, “Tarkan Mumucuoğlu’nu Türkiye’de gördüm ama cinayetten önce mi sonra mı emin değilim. cinayet.” cevabı verdi.

Duruşmaya tutuklu sanık Ahmet Tarkan Mumcuoğlu’nun savunmasıyla yarın devam edilecek.

“Bozkır, Hablemitoğlu’nun evinin bulunduğu sokakta keşif yaptı”

İddianameye göre FETÖ, Hablemitoğlu’nun daha fazla ileri gitmesini engellemek için dönemin sözde Türk imamı Mustafa Özcan’ı atadı.

Özcan, Hablemitoğlu’na engel olmak için durumu FETÖ hükümlüsü eski istihbarat görevlisi Enver Altaylı’ya da anlattı. Altaylı, Mustafa Özcan’ın Hablemitoğlu ile görüşmesi için dönemin sağlık bakanına başvurdu ancak Hablemitoğlu bu talebi her seferinde geri çevirdi.

Bir süre sonra Hablemitoğlu’nun MİT müsteşarı olacağı duyulunca örgüt yeniden devreye girdi ve Hablemitoğlu’nu öldürmek için başka bir isme, o dönemde müsteşar olmak isteyen Levent Göktaş’a el uzattı.

FETÖ’nün teklifini kabul eden Göktaş, bu amaçla emrinde görev yapan eski askerler Ahmet Tarkan Mumcuoğlu, Fikret Emek ve Nuri Gökhan Bozkır’ın öldürülmesi emrini verdi.

Bozkır, Hablemitoğlu’nun konutunun bulunduğu sokakta keşif yaptı. Yurt dışı görevi kapsamında Kazakistan’da bulunan Mumcuoğlu, iz bırakmamak için KKTC üzerinden Türkiye’ye geldi ve 18 Aralık 2002’de Hablemitoğlu’nu evinin önünde başından vurdu.

27 Ocak 2022’de MİT tarafından Türkiye’ye getirilen Bozkır’ın “kasten adam öldürmeye yardım etmek” ve “suç örgütüne üye olmak” suçlarından 24 yıla kadar cezalandırılması talep ediliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu